Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Hatay Milletvekilimiz Lütfi Kaşıkçı, "Devletimiz muktedirdir, milletimiz büyüktür. Küllerimizden yeniden doğduk, şehirlerimizi yeniden kuruyoruz" dedi.
TBMM Genel Kurulunda söz alan MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, bir tartışmaya deprem bölgesi milletvekili olarak açıklık getirmek istediğini belirterek "Deprem vergileri ne yapıldı?" sorularına cevap verdi. Kaşıkçı "Cevabı Hatay'da değerli arkadaşlar ve yarın yapacağımız sessiz yürüyüşe de bu vesileyle tüm milletvekillerimizi davet ediyoruz. Aynı zamanda, devletimizin o bölgelerde neler yaptığını da tüm milletvekili arkadaşlarımızı bir şekilde götürüp gezdirerek çok rahat bir şekilde gösterebiliriz" diye konuştu.
MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı şunları söyledi:

"Bugün Gazi Meclisimizin gündemi deprem. Dolayısıyla, ben sözlerimin başında bu özel günde Grup Başkan Vekilimize deprem bölgesini konuşmam için, bana fırsat verdiği için kendisine teşekkür ediyorum.
Değerli Başkanım, üç yıl önce 6 Şubat 2023'te saatler 04.17'yi gösterirken hayat donmuş, tarihin en feci ve en acı anına 11 ilimizde vatandaşlarımız uyanmış. Asrın felaketi olarak tarihe geçen o kıyamet anında 11 ilimizde 110 bin kilometrekarelik alanda 14 milyon insanımızın hayatı sarsıldı, hepimiz sarsıldık. 53 bin insanımızın hayatını kaybettiği, on binlerce insanımızın yaralandığı, yüreklere ağır gelen çok feci bir günü yaşadık. Yitirdiğimiz her bir cana yüce Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve aziz milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum; yaralanan vatandaşlarımıza sağlık, sıhhat, afiyetler diliyorum.
O gece necip milletimiz kefen parasını gönderen Remzi dededen kumbarasını bağışlayan genç Muhammet evladımıza kadar 7'den 70'e asrın dayanışmasını gösterdi. Güneş doğmadan milletimiz ayağa kalktı. Birileri felaketten siyasi rant devşirmeye çalışırken, "Devlet yok." yaygarasıyla umutsuzluk aşılarken devletimiz tüm kurumlarıyla, Mehmetçik'iğiyle, polisiyle, madencisiyle sahadaydı. Devlet ve millet bir oldu "Sesimizi duyan var mı?" çığlığına nefes olmak için seferber oldu. "İman varsa imkân da vardır." diyerek yola çıkıldı. Yasımızı tutarken bir an bile durmadık. Gözyaşlarımızı silerken diğer elimizle harç kardık, tuğla koyduk çünkü biliyoruz ki gidenleri geri getiremeyiz ama geride kalanlara onurlu, güvenli ve huzurlu bir hayat sunmak boynumuzun borcudur. Bugün geldiğimiz noktada acıları balçıkla sıvamaya çalışanlara en güzel cevabı yükselen yeni şehirlerimiz vermektedir.
Değerli milletvekilleri, acıyı anmak kadar emanete sahip çıkmanın gereği de hesap verilebilir bir ciddiyet ve somut icraat ortaya koymaktır. 11 ilimizde tam 174 ayrı alanda 3.481 şantiyede hummalı bir çalışma yürütülüyor. Bu şantiyelerde 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz yazın sıcağına, kışın soğuğuna aldırmadan yedi gün yirmi dört saat esasıyla alın teri döküyor. Onların her birine buradan takdir ve teşekkürlerimizi sunuyoruz. Şu an itibarıyla 455.357 bağımsız bölümün inşası tamamlanmış ve hak sahiplerine teslim edilmiştir. Bu rakamlar yalnız bir istatistik değildir. Bu rakamlar yuvasına dönen bir annenin, yeniden dükkanının kepengini açan bir esnafın, köyünde ocağını tüttüren bir ailenin hayata yeniden tutunmasıdır. Sadece konut yapmıyoruz, şehirlerimizin hafızasını, ruhunu ve altyapısını da yeniden inşa ediyoruz. Hatay'da Habibi Neccar Camisi'nden altyapı tünellerine kadar şehrimizin ruhunu da hamdolsun ayağa kaldırıyoruz. Hatay'dan Adıyaman'a, Maraş'tan Malatya'ya kadar hiçbir vatandaşımız sahipsiz, hiçbir şehrimiz mahzun kalmayacaktır. 150 milyar doları aşan ağır faturaya rağmen devletimiz hiçbir mazeretin arkasına sığınmadı. Devletimiz muktedirdir, milletimiz büyüktür. Küllerimizden yeniden doğduk, şehirlerimizi yeniden kuruyoruz.
Bu vesileyle, deprem bölgesinde gece gündüz çalışan tüm kamu görevlilerimize, arama kurtarma ekiplerimize, sağlık çalışanlarımıza, mühendislerimize, işçilerimize, gönüllülerimize şükranlarımızı sunuyorum. Hayatını kaybeden deprem şehitlerimizi rahmetle anıyor, depremzede kardeşlerimize devletimizin tüm imkânlarıyla yanlarında olduğunu bir kez daha ifade ediyorum.
Cenab-ı Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin.
Değerli Başkanım, bugün burada yaşanan tartışmaları da bir taraftan izliyoruz, sadece bizler izlemiyoruz deprem bölgesindeki hemşehrilerimiz de takip ediyor. Bugünün ruhuna uygun depremde kaybettiğimiz şehitlerimizi andığımız, deprem bölgesindeki yapılanlara, evet, teşekkür ettiğimiz ve eksiklikleri de konuştuğumuz bir gün olmasını hasseten o günü yaşamış birisi olarak, bir depremzede olarak arzu ediyoruz, istiyoruz. Zaten üç yüz altmış beş gün deprem bölgesini konuşuyoruz, deprem vergileri konuşuluyor, deprem bölgesinde yapılanlar konuşuluyor; o yüzden, hiç değilse bugün bugüne özel bir hassasiyet geliştirip yüce Meclisin depremde kaybettiğimiz canlarımızı anma üzerine bir temayla bugünü tamamlamasını da arzu ediyoruz.
Evet, Doğu Anadolu Fay Hattı'nın son kırığında biz büyük bir deprem yaşadık, depreme çok fazla hazırlıklı değildik dolayısıyla bunun bedelini de ağır ödedik, hem canımızla ödedik hem malımızla ödedik. Buradan, yine deprem yaşayan bir kardeşiniz olarak özellikle deprem beklentisi yüksek illerimizde özel hassasiyet oluşmasını ve o bölgelerde bizlerin yapamadığı çalışmaları veya eksik bıraktığı çalışmaları bir an önce tamamlamamız gerektiğini düşünüyorum yoksa bedeli gerçekten ağır oluyor, acı oluyor.
Son bir tartışmaya da yine deprem bölgesi milletvekili olarak bir açıklık getirmek istiyorum. "Deprem vergileri ne yapıldı?" Cevabı Hatay'da değerli arkadaşlar. "Deprem bölgesinde ne yapıldı?" Cevabı Hatay'da değerli arkadaşlar ve yarın yapacağımız sessiz yürüyüşe de bu vesileyle tüm milletvekillerimizi davet ediyoruz. Aynı zamanda, devletimizin o bölgelerde neler yaptığını da tüm milletvekili arkadaşlarımızı bir şekilde götürüp gezdirerek çok rahat bir şekilde gösterebiliriz.
Son söz: Devlet olmasaydı biz millet olarak bu sürecin altından kalkamazdık. O yüzden, devletimiz tüm imkân ve kabiliyetiyle depremin ilk anından bugüne kadar hâlâ bölgemizde kendisini gücüyle ve yaptığı hizmetlerle gösteriyor.
Allah devletimizden razı olsun diyorum."