Milliyetçi Hareket Partisi Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk "Ağır tonajlı araçlarda şok emici arka koruma standart olsun; can kaybı kader olmasın" dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Kırıkkale Milletvekili Av. Halil Öztürk, yaptığı açıklamada; karayollarında özellikle kasalı kamyonet–kamyon–çekici–römork türü yük taşıyan araçlara arkadan çarpma neticesinde oluşan kazalardaki ağır sonuçlara dikkat çekerek, özellikle ağır vasıta araçların arka koruma donanımlarının "darbe sönümleyici/şok emici" teknik kriterlerle güçlendirilmesini istedi.
Öztürk, meselenin yalnızca "sürücü hatası" ile açıklanamayacağını vurgulayarak, resmî trafik istatistiklerinin ortaya koyduğu tabloya işaret etti: 2024'te Türkiye genelinde 1.444.026 trafik kazası meydana gelirken, 266.854 ölümlü–yaralanmalı kazada toplam 6.351 kişi hayatını kaybetti.
Öztürk'e göre bu seviyeler, trafik güvenliğinde "tasarım–standart–denetim" üçlüsünü güçlendirmeyi zorunlu kılıyor.
İstatistikler Durumun Vahametini Ortaya Koyuyor
Öztürk açıklamasında, arka koruma donanımının geçmişte mevzuatla tanımlandığını; ancak sahadaki riskin bugün "etkili koruma + enerji sönümleme" yaklaşımını mecbur kıldığını belirtti. Tip onayı çerçevesinde arka koruma donanımına ilişkin asgari şartlar bulunmakla birlikte, yaşanan kazaların can kayıplarını azaltmada beklenen etkiyi üretmesi için performansın ölçülebilir ve denetlenebilir kriterlerle güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Öztürk, resmî kaynaklarda yer alan kaza oluş türü dağılımının da riskin boyutuna işaret ettiğini belirtti. Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki yol ağında (otoyol, devlet yolu, il yolu ve bağlantı yolları) 2024 yılı verilerinde, "arkadan çarpma" kaynaklı ölümlü–yaralanmalı kaza sayısı 10.306 olarak yer alırken; bu kazalarda 527 vatandaşımız hayatını kaybetti, 19.313 kişi yaralandı.
Öte yandan Emniyet Genel Müdürlüğü'nün aylık bülteninde, 2025 yılı genelinde" Arkadan Çarpma: 33.326" kaydı yer alıyor.
Öztürk'e göre bu kazalarda en kritik risk; küçük araçların, ağır tonajlı aracın arka kısmına çarpma anında şasi altına "girmesi" (underride/altına giriş) ve yolcu kabinindeki ezilme nedeniyle ölümlerin artmasıdır. Bu nedenle aranan çözüm "sıradan bir arka tampon" değil; altına girişe karşı etkili geometrik koruma ile birlikte, çarpma enerjisini azaltan darbe sönümleyici bir sistemdir.
Dünya, Güvenliği "Sürücüye Yıkmakla" Değil "Standartla" Yönetiyor
Öztürk, bu yaklaşımın dünyada karşılığının bulunduğunu vurguladı. Örneğin ABD'de römork ve yarı römorkların arka korumasına ilişkin standartlarda "arka darbe korumasının yeterli dayanım ve enerji yutma sağlaması" hedefleniyor; teknik çerçeveler, altına giriş (underride) riskini azaltacak performans kriterlerine dayanıyor. Benzer şekilde Kanada'da arka koruma donanımı için enerji absorpsiyonu ölçümüne dayalı test metodolojisi tanımlanmış durumda.
Öztürk ayrıca "koruyucu donanım + zorunluluk + sahada denetim" modeline örnek olarak Londra'daki uygulamaları hatırlattı: Londra'da belirli ağır araçlarda yan koruma (side guard) ve sürücünün görüşünü artıran ekipmanların zorunlu tutulduğu "Daha Güvenli Kamyon Programı (Safer Lorry Scheme)" ile güvenlik standardının sadece kâğıt üstünde bırakılmadığını belirtti.
Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığımız Sorumluluk Üstlenmeli
MHP'li Öztürk, çok sayıda ölüme neden olan büyük tonajlı araçlara arkadan çarpma kazalarında kayıpların azaltılması için, 17 Ocak 2008 tarihli "Motorlu Araçlar ve Römorklarının Yakıt Depoları ve Arka Koruma Donanımlarına Dair Tip Onayı Yönetmeliği"nde değişiklik yapılması çağrısında bulundu.
Öztürk, Sanayi ve Teknoloji Bakanı'nı konuyu somut bir taahhüt ve takvimle sahiplenmeye davet ederek şu adımların kamuoyuna açık biçimde ilan edilmesini istedi:
Arka koruma donanımı, araç altına girişini önleyecek şekilde yeniden tanımlanmalı.
Sadece "var/yok" denetimi değil, darbe sönümleme/enerji yutma gibi performans kriterleri mevzuata girmeli.
Ağır Vasıta Araç Sahiplerini Mağdur Etmemeliyiz
Öztürk, "Sanayi ve Teknoloji Bakanımızın da bu önemli konuya hassasiyet göstereceğine yürekten inanıyorum. Tam bu noktada ifade etmeliyim ki adaletli çözüm; tüm yükü şoförün ve küçük taşımacının omzuna bırakmak değildir" diyerek, olası maliyetlerin teşvik ve destek mekanizmalarıyla yönetilmesini istedi.
MHP Milletvekili Halil ÖZTÜRK "TIR, kamyon gibi ağır vasıta sahiplerinin cüzi bir ek bütçe harcaması gerekecekse dahi, ilgili Bakanlıkların tasarlayacağı teşvikle bu süreç kolaylaştırılabilir. Uygun kredi, vergi avantajı, sigorta primlerinde iyileştirme gibi araçlarla küçük ölçekli taşımacıların sisteme uyumu hızlandırılabilir. Ancak şunu net ifade ediyorum: Hiçbir masraf insan canından önemli değildir!" ifadelerini kullandı.