Kalplerin mühürlendiği zamanlar olur.
Diller konuşur ama vicdan susar.
Göz görür ama hakikati seçemez.
İşte o vakit, insan sadece dünyayı değil; ahiret yolunu da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
Kur’an bize açıkça bildirir ki; hak ile batılın mücadelesi kıyamete kadar sürecektir.
Bu mücadele bazen açık düşmanlıkla, bazen de gizli yollarla yürütülür. Küfrün temsil ettiği anlayış; insanı Rabbinden uzaklaştırmayı, haramı normal göstermeyi, günahı sıradanlaştırmayı ister.
Şeytanın en büyük hedefi insanın kalbidir. Çünkü kalp bozulursa amel bozulur. Amel bozulursa toplum bozulur.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurur ki:
“Bedende bir et parçası vardır; o iyi olursa bütün beden iyi olur.”
İşte o kalptir.
Bugün İslam’ın hedef alınmasının sebebi; İslam’ın insanı sorumlu kılmasıdır. İslam;
Kul hakkını korur.
Adaleti emreder.
Nefse sınır koyar.
Helal ile haramı ayırır.
Vicdansız düzenler ise sınırsız nefs ister. Hesapsız hayat ister. Sorumluluksuz özgürlük ister.
Çünkü hesap inancı olan insan zulme boyun eğmez.
Bugün en büyük tehlike; dinin açıkça reddedilmesinden çok, içinin boşaltılmasıdır.
İnancı sadece isimde bırakmak, hayatın dışına itmek, gençleri köksüz bırakmak… İşte asıl mücadele buradadır.
Anadolu’da büyükler der ki:
“İman varsa imkân vardır.”
Çünkü iman, insana sabır verir.
Direnç verir.
Doğruyu savunma cesareti verir.
İslam’ı zayıflatmak isteyen anlayış; önce aileyi zayıflatır, sonra ahlakı, sonra toplumu… Çünkü bilir ki; imanlı nesil yetişirse zulüm düzeni uzun yaşayamaz.
Ama mümin bilir ki;
Hak gecikir ama kaybolmaz.
Sabır acıdır ama meyvesi tatlıdır.
Allah adalet sahibidir ve kimseye zerre kadar zulmetmez.
Bugün bize düşen; öfkeye kapılmak değil, imanı kuvvetlendirmektir. Namazla, ahlakla, merhametle, ilimle ayakta durmaktır.
Çünkü İslam sadece savunulacak bir kimlik değil, yaşanacak bir hayat nizamıdır.
Kur’an bize umut kapısını kapatmaz. Çünkü Allah buyurur ki:
“Şüphesiz Allah’ın yardımı yakındır.”
Anadolu irfanı bunu şöyle söyler:
“Doğru yol uzun olabilir ama sonu selamettir.”
Mesele;
Kalbi diri tutabilmek,
İmanı sağlam tutabilmek,
Ve Rabbine kul olmanın şerefini kaybetmemektir.
Amin inşaallah
Şakir Deniz
