Gökhan TAĞRAP

Tarih: 07.02.2026 21:49

Şanla şerefle 57 yıl

Facebook Twitter Linked-in

Milliyetçi Hareket Partisi’nin kuruluşunun 57. yıl dönümü, yalnızca bir siyasi partinin yaşı değil; bir fikrin, bir davanın ve bir inancın zaman içindeki yürüyüşünün de sembolüdür. 

Ülkücü düşünce, doğduğu günden bu yana sadece bir siyasi tercih değil, aynı zamanda bir ahlak, bir sorumluluk ve bir hizmet anlayışı olarak görülmüştür. Bu anlayışın merkezinde millet, vatan, bayrak ve devlet sevgisi yer alır.

Geçen yıllar, kolay yıllar olmamıştır. Ülkücü hareketin mensupları, farklı dönemlerde türlü zorluklarla, imtihanlarla ve fedakârlıklarla karşılaşmış; kimi zaman yanlış anlaşılmış, kimi zaman ağır bedeller ödemiştir. Ancak bütün bu çileler, inancı zayıflatmak yerine daha da pekiştirmiş; dava bilinci, dayanışma ve sabırla ayakta kalmayı öğretmiştir. Bu nedenle ülkücünün hafızasında geçmiş, sadece hatıralardan ibaret değil, aynı zamanda bir irade ve dirayet kaynağıdır.

Ülkücü düşünce, Türk milletinin birliğini, dirliğini ve geleceğini her şeyin üstünde tutmayı esas alır. Bu anlayışa göre milletin gücü; köklerinden, tarihinden ve ortak değerlerinden beslenir. Kültürünü, dilini ve tarihini koruyan bir milletin, geleceğe daha sağlam adımlarla yürüyebileceğine inanılır. Bu sebeple ülkücü için vatan sevgisi kuru bir söz değil, hayatın her alanında hissedilen bir sorumluluktur.

MHP’nin yıllar içinde kendisini “Türk milletinin son kalesi” olarak görenler için ifade ettiği anlam da buradan gelir. Bu ifade, bir üstünlük iddiasından ziyade, bir nöbet bilincini anlatır. Kale olmak; zor zamanlarda metanetli durmayı, milletin menfaatini her şeyin üzerinde tutmayı ve gerektiğinde fedakârlık yapmayı simgeler. Ülkücü hareketin hafızasında bu nöbet, nesilden nesile aktarılan bir emanet olarak görülür.

Bugün 57. yıl dönümünde geriye bakıldığında; mücadeleyle geçen yılların, fikirlerin ve inançların birikimi görülür. Aynı zamanda geleceğe dair sorumluluk da hissedilir. Çünkü her yıl dönümü, sadece geçmişi anmak değil, aynı zamanda yarına dair söz vermektir. Ülkücü için bu söz; millete hizmet etmek, birliği korumak ve ülkenin huzur ve istikrarı için çalışmaktır.

Sonuç olarak, 57 yıl boyunca ayakta kalmış bir hareketin arkasında; inanç, sabır ve bağlılık vardır. Ülkücü düşünce, geçmişten aldığı güçle geleceğe bakarken; milletin huzurunu, devletin bekasını ve vatanın bütünlüğünü en yüce değerler arasında görmeye devam eder. Yıl dönümleri gelip geçer, fakat fikirler ve idealler, onları taşıyan insanlar var oldukça yaşamaya devam eder. 

Gökhan TAĞRAP


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —